KIRIK HAVALAR
AKTAŞ DİYE BELEDİĞİM


Repertuar No
1530 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
-  
Kaynak Kişi
Derleyen
Notaya Alan
İcra Eden
 
Makamsal Dizi
Konusu - Türü
Karar Sesi
La 
Bitiş Sesi
La 
Usül
4/4 
En Pes Ses
Sol 
En Tiz Ses
Sol 
Ses Genişliği
8 Ses 
Youtube Linki
 




TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

AKTAŞ DİYE BELEDİĞİM
TÜLBENDİME DOLADIĞIM
TANRIDAN DİLEK DİLEDİĞİM
MEVLAM ŞU TAŞA BİR CAN VER

TARLALARDA OLUR YABA
SAVURURLAR GABA GABA
MERZİFON'DA PİRİ BABA
MEVLAM ŞU TAŞA BİR CAN VER

YOLDAN GEÇEN YOLCU GARDAŞ
BEN KİMLERE OLAM SIRDAŞ
KIRŞEHİR'DE HACI BEKTAŞ
MEVLAM ŞU TAŞA BİR CAN VER

BEBEKSİZ OLDUM DİVANE
HEP AĞLARIM YANE YANE
KONYA'DA ULU MEVLANE
MEVLAM ŞU TAŞA BİR CAN VER

YÜKSEKTE ŞAHİN YUVASI
ALÇAKTA AVŞAR OVASI
GELSİN YAVRUMUN BABASI
EMZİREYİM NENNİ NENNİ

BEBEK UYANDI BAKIYOR
SEVİNCİ İÇİM YAKIYOR
GÖZLERİMDEN YAŞ AKIYOR
EMZİREYİM NENNİ NENNİ

DİVANE : Çılgın, deli

 

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ

     Avşar oymağının konup göçtüğü zamanlar, bir beyin oğlunu görkemli bir düğünle evlendirirler.
     Yıllar gelir geçer, mevsimler gelir geçer, bey oğlunun bir çocuğu olmaz. Başta ana, baba olmak üzere tüm obada bir telaş başlar, "Bey ocaksız olmaz." diye dertlenirler.
     Bunun üzerine bey, oğluna yeni bir gelin aramaya koyulur. En başta da eski gelin, bey oğlunun ocağı tütsün diye kız aramaya başlar. Çok geçmeden de böyle bir gelin adayı bulunur.
     Ve zaman geçmiş, bey oğluyla yeni gelinin düğünleri kurulmuş, eski gelin de elinden geleni yapmış, konukları bir iyice ağarlamış. Sonra da yeni gelinin gerdeğe girdiği gece, almış başını ormanlara doğru gitmiş.
     O dere senin, bu tepe benim derken aklı karışmış, bir dereyi geçerken uzunca bir aktaş gözüne ilişmiş. Taşı kucağına almış tülbentiyle kundaklamış (belemiş), başlamış onunla konuşmaya. Bir yandan da tüm ermişlerden bu taşa can vermesi için Tanrı'ya dua etmeye başlamış.
     Rivayet o'dur ki sonunda Tanrı bu kadının dualarını kabul etmiş ve "Aktaş"a can vermiş. Ninni biçimindeki bu ağıt da o zamandan bu zmana söylene gelmiş.

Ağdaş diye belediğim 
Tülbentime doladığım 
Hak'tan dilek dilediğim 
Mevlam bu taşa can versin

Yoldan geçen yolcu kardeş 
Ben kimlere o lam sırdaş 
Kırşehir’de Hacı Bektaş 
Mevlam bu taşa can versin

Bebeksiz oldum divane 
Ben ağlarım yane yane 
Konya’da ulu Mevlana
Mevlam bu taşa can versin

Tarlalarda olur yaba 
Savururlar kaba kaba 
Ödemiş’te Birgi Dede 
Mevlam bu taşa can versin

Bebek uyandı bakıyor 
Sevinci içimi yakıyor 
Gözlerimden yaş akıyor 
Mevlam bu taşa can versin

Yüksekte şahin ovası 
Alçakta Avşar obası 
Gelsin yavrumun babası 
Mevlam bu taşa can versin

Hüda'ya eyledim zari 
Taşıma can verdi bari 
Uzun ömür versin gari 
Mevlam bu taşa can versin

KAYNAK: 
* Ahmet Günday, Notaları ile Halk Türküleri ve Türkü Öyküleri. Anıt Matbaacılık ve Tic. Koli. Şir. 1977. İzmir.

AÇIKLAMA:
* Divane: Deli.
* Yaba: Tınazı savurmaya yarayan tahtadan yapılmış çatallı (parmaklı) tarım aracı.
* Zar: Ağlama.
* Bari: Hiç olmazsa. Bari: Yaratan, yaratıcı.
* Gari: Bundan sonra.

                                              Öyküleriyle Ağıtlar
                                              Ahmet Z. ÖZDEMİR