UZUN HAVALAR
CERİT IRAKKA'DAN SÖKÜN EDİNCE


Repertuar No
14 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
Keskin  
Kaynak Kişi
Derleyen
Notaya Alan
 
İcra Eden
 
Makamsal Dizi
Türü
Karar Sesi
La 
Bitiş Sesi
 
Usül
 
En Pes Ses
 
En Tiz Ses
 
Ses Genişliği
 
Youtube Linki
 


TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

(aman) CERİT IRAKKA'DAN SÖKÜN EDİNCE
AÇILSIN URUM'A YOLU CERİT'İN
SİNSİ BİR OĞLU FETTAH BEY'İN ÖLÜNCE
GIRILDI KANADI KOLU CERİT'İN

(aman) SİNEĞİ ÇOKTUR NİZİP OVASI'NA VARMAYIN
PUSU VARDIR ŞER DALAR GİRMEYİN
MÜRSEL OĞLU GIZ İSTİYOR VERMEYİN
GOHULATMAN GÜLÜN ELE CERİT'İN (oy)

(aman) ALİ BEY'İN PEK TATLIDIR DİLLERİ
FETTAH BEY'İN FİNCAN GİBİ GÖZLERİ
BURNU HIZMALI CERİT KIZLARI
EL ETTİ KUL YUSUF'U DİLİ CERİT'İN

IRAKKA : Suriye'nin Rakka Şehri'nin halk arasındaki söylenişi.
Bu türkü, Cerit Aşireti'nin sürgüne gönderildiği Rakka Çöllerinden Anadolu'ya göçünü anlatır.
URUM : Anadolu
GOHULATMAN : Koklatmayın

 

TÜRKÜNÜN ÖYKÜSÜ

     Orta Anadolu'dan, Suriye'nin Halep Şehri'ne bağlı Rakka İlçesi'ne sürgün edilen Türkmenler, çöl havasına dayanamayarak geri dönüp dağınık obalar halinde yaşamışlardır. 
     1691 yılında çıkan bir fermanla Rakka'da iskana zorunlu tutulmuşlardır. Ancak Türkmenler yine kaçmayı başarmışlardır.   
     Suriye Valiliği'ne yeni atanan Yusuf Paşa, Türkmenler'i tekrar götürmek için harekete geçmiş ve Türkmen Beyleri'ni kılıçtan geçirerek darmadağın etmiştir. Türkmen Aşiretler özellikle Firuz Bey'e bağlı olanlar doğrudan Anadolu'ya geçemeyince İran'a (Acem) geçmişlerdir.
 
Benden selam söylen Keskin Eli'ne
Güzel Kırşehir'e Malya Çölü'ne
Kırlangıç Eteği Seyfe Gölü'ne
Firuz Bey Acem'e göçtü turnalar

     Acem'den bir yolunu bulup anayurtlarına dönen Türkmenler, geçiş serencamı esnasında başlarından geçenleri haykırırlar:

Şu Denek Dağı'nın baharı yazı
Ötüşür, çağırır, Seyfe'nin kazı
Ne yaman ağlattı Edna Bey bizi
Firuz Bey'im nerde kaldı duy kuğu

     Cerit Oymağı, Anadolu'ya Antep ve Hatay üzerinden geçerken Fettah Bey'in kızına Urban Arapları'nın Bey'i talip olur. Fettah Bey kızını vermez. Aralarında kavga çıkar. Ceritler Araplar'ı yenerek yollarına devam eder. Diğer yandan Hatay'dan geçiş yapan Ceritler'den meskun Türkmenler'in beyi Mürseloğlu "Yol geçit parası" ister. Fettah Bey başkanlığındaki Türkmenler "Paramız yok" deyince karşılığında kız isterler. Vermeyince de kavga çıkar. Bu olayı Kul Sadun şöyle dile getirir:

Gel edek kavgayı etme bahane
Kuzgunun tırnağı değmez şahana
Mürseloğlu sığdırmazlar cihana
Kolu bantlı delilerim var iken

Döndün mü dönesi benden yüzünü
Fettah Bey'im kara yazar yazını
Mürseloğlu ister Cerit kızını
Aslan gibi yiğitlerim var iken

Kul Sadun'un seçelim yozları
Dar eydim şu konduğun düzleri
Sana yar olur mu Cerit kızları
Gözü kanlı Ceritlerim var iken

Bu kavgada Mürseloğlu yenilmiş, Fettah Bey yaralanmış ve daha sonra da ölmüştür. Nizip tarafından da Ceritlerin yolunu Avşarlar kesmiş, çıkan kavgada Avşarlar büyük kayıplar vermiştir. Dadaloğlu bu durumu şöyle dile getirmektedir:

Dadaloğlu bu iş böyle olmadı
Akıllımız delimize uymadı
Bire Cerit burda yerin kalmadı
Urumeli Kırşehir'dir yolunuz

Cerit oymağının bu macera dolu göçünü Kul Yusuf şöyle anlatır:

Cerit Irakka'dan sökün edince
Açılsın Urum'a yolu Cerit'in
Silsüpüroğlu Fettah Bey'im ölünce
Kırıldı kanadı kolu Cerit'in

Toplansın aşiret birlik olalım
Biz bir zaman Elbeyli'de kalalım
Konuşalım bir karara varalım
Bozulmadan gitsin eli Cerit'in

Yüz atlımız daim ileri gitsin
Sağına soluna çok dikkat etsin
Pılışka vermeden menzile yetsin
Ziyaret'ten aşsın yolu Cerit'in

Çekin göçü de Urum'a dönün
Birecik altından Fırat'a inin
Azgındır suları keleğe binin
Bozaklı'da akar seli Cerit'in

Sineği çok Nizip Ovası'na varmayın
Pusu vardır Şar Dağı'na girmeyin
Mürseloğlu kız istiyor vermeyin
Koklatman yadlara gülü Cerit'in

Koç Dağı'na çıktığınız duyarlar
Her tarafa çaşıt pusu koyarlar
Yüz atlımız bin atlıya sayarlar
Düşmana nasip olmaz malı Cerit'in

Berikanlı, Terikanlı semtimize gelemez
Kılıç çalıp önümüzde duramaz
Yolumuza çıkıp bacın alamaz
Onlardan sorulmaz halı Cerit'in

Seyfe'nin karşısı koca cebeldir
Cebeli aşınca seyf-ü seferdir
Yüz atlımız bin atlıya bedeldir
Dönerse silaha eli Cerit'in

Pusuya düşmeyin düz edin yolu
Sıcağa vurmayın evlad ayalı
Varıp konacağın Kırşehir Eli
Keskin'de yayılır malı Cerit'in

Fettah Bey'in fincan gibi gözleri
Ali Bey'in pek tatlıdır sözleri
Burnu hızmalı da Cerid kızları
Del'etti Kul Yusuf'u dili Cerit'in

     1813 Çapanoğlu Süleyman Bey'in ölümünden sonra güçlenen Çapanoğulları; Amasya, Maraş, Şarki Karahisar, Sivas, Kayseri, Antep, Adana, Tarsus, Konya, Konya Ereğlisi, Niğde, Nevşehir, Ankara, Halep ve Rakka'da büyük bir nüfuza sahip olmuşlardır. 

                                      HABİP COŞKUNSOY

Kaynaklar:
* Dr. İdris Karakuş, Türk Kültüründe Bozlaklar II
* Baki Yaşa Altınok, “Rakka ve Orta Anadolu Ekseninde Bir Oymağın Tarihi”, Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacıbektaş Veli Araştırma Dergisi, S. 21, Yıl: 2002, s. 211-224.