REPERTUAR DIŞI

SEVİNÇLİ KALP İLE HUZURA GELDİK İsmet Paşa Hatay Destanı


Repertuar No
1189 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
-  
Söz Yazarı
 
Bestecisi
 
Kaynak Kişi
Derleyen
Notaya Alan
 
İcra Eden
Makamsal Dizi
Konusu - Türü
Karar Sesi
La 
Bitiş Sesi
La 
Usül
 
En Pes Ses
La 
En Tiz Ses
Do 
Ses Genişliği
10 ses 


                    Kaynak kişiden




TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

Hey SEVİNÇLİ GALB İLE HUZURA GELDİK
İSMET BABAMIZDAN BİR İMDAT UMDUK
HATAY ŞEHRİ İÇİN ŞEN OLDUK GÜLDÜK
YAŞASIN TÜRKİYE İSMET BABAMIZ

Hey İKİNCİDİR TÜRKİYE'NİN GÜNEŞİ
VATANA MİLLETE KADİM OLASIN
YARDIMCIN ALLAH'TIR ÇARE BULASIN
YAŞASIN TÜRKİYE İSMET BABAMIZ

Hey BU HATAY DA İLELEBET SÖYLENİR
BAYRAM YAKINDIR TÜRKLER ŞENLENİR
Aman AHMET YILDIZ DİYE ADIM SÖYLENİR
YAŞASIN TÜRKİYE İSMET BABAMIZ

-------------------------

NOT : Hatay, 1. Dünya Savaşı sonrasının çözümlenemeyen sorunlarından biriydi. 1516 yılında Osmanlı egemenliğine giren Hatay, stratejik anlamda oldukça önemliydi. Savaştan sonra hakimiyet, Türkler'in elinden çıktı. Ancak Türkiye, Hatay'ı anavatana katmak için büyük çaba gösterdi. Üstelik Hatay savaşla değil, tamamen diplomatik başarı ile Türkiye topraklarına katıldı.

Hatay, Osmanlı Devleti ve İtilaf kuvvetleri arasında 30 Ekim 1918'de imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra Fransızlar tarafından işgal edildi. 20 Ekim 1921'de Türkiye'nin Fransa ile imzaladığı Ankara Anlaşması'yla da Hatay, Fransa yönetiminde, Suriye sınırları içinde kaldı. Ancak bu anlaşmada yer alan hükümlere göre, büyük çoğunluğunu Türkler'in oluşturduğu Hatay'da özerk bir yönetim kurulacaktı. Türkler'e milli kültürlerinin korunmasında her türlü kolaylık sağlanacak ve Türkçe resmi dil olarak kullanılacaktı. Bunun üzerine Fransa, Hatay ve çevresini "Kuzey Suriye Hükümeti" adı altında Milletler Cemiyeti'ne tescil ettirdi. Hatay, özerk bir yönetim olarak uluslararası alanda kabul gördü.

Fransa'nın 1935'de Suriye ve Lübnan üzerindeki mandasını kaldırmasıyla birlikte bölgede dengeler değişti. Fransa, 9 Kasım 1936'da bölgedeki tüm haklarını Suriye'ye devretti. Ancak bu durum Türkiye'yi memnun etmedi. Türkiye, Ankara Anlaşması'nın ihlal edildiğini ifade etti ve sorun çözülemeyince konu Milletler Cemiyeti'ne götürüldü. Milletler cemiyeti Türkiye'nin itirazlarıı yerinde buluyordu.

Fransa, Milletler Cemiyeti tarafından alınan kararı uygulamada isteksiz bir tavrı takınınca, Türkiye'nin önemli bir hamle yaptı. Hatay sorununu çözmeye kararlı olan Atatürk, hastalığının ilerlemesine aldırmadan Mersin ve Adana'ya gitti. Türk Askeri'nin resmi geçit törenlerini yerinde izledi. Amacı Suriye ve Fransa'ya gözdağı vermekti.

Atatürk'ün bu hamlesi çok geçmeden işe yaradı. Fransa, Hatay'a kendi valisi yerine bir Türk vali atayarak iyi niyet gösterisi yaptı. Sonraki aşamada Türkiye ile Fransa tekrar masaya oturdu. Yapılan anlaşma neticesinde Hatay'ın toprak bütünlüğü ve siyasi statüsünün ortak şekilde korunmasına karar verildi. Böylece 5 Temmuz 1938'de Türk Askeri Hatay'a girdi. Bu durum tarihi bir dönüm noktası demekti.

Kurmay Albay Şükrü Kanatlı komutasındaki Türk tugayı sabah saatlerinde Payas'tan ve Hassa'dan sınırı geçerek Hatay'a ulaştı. Yıllar sonra Türk ordusunun Hatay'a ayak bastığı haberi Hatay halkını sokaklara döktü. Şehrin girişinde yaklaşık 100 bin kişilik bir kalabalık, orduyu bekliyordu. Türk tugayı, "Yaşasın Türk Askeri, Yaşasın Atatürk" nidaları altında şehre girdi.

Çok geçmeden bir sonraki aşamaya geçildi. 24 Ağustos 1938'de seçime gidildi. Seçimler ile oluşturulan Hatay Meclisi, 2 Eylül 1938'de toplanarak aldığı karar ile "Hatay Cumhuriyeti'ni" ilan etti. Cumhurbaşkanlığına Tayfur Sökmen, Başbakanlığa ise Abdurrahman Melek seçildi.

Meclis, Antakya'yı başkent yaptı. Antakya, İskenderun ve Kırıkhan'dan oluşan Hatay'a, Reyhanlı ve Yayladağı da eklendi. İstiklal Marşı, Milli Marş olarak kabul edildi. Hatay'ın bayrağı ise, Atatürk'ün şeklini belirlediği Türk Bayrağı'na benzeyen ama yıldızının içi kırmızı bir bayraktı.

Bir yıl sonra Avrupa'da Nazi tehdidi baş göstermeye başladı. Bu durum Türkiye için beklenen fırsattı... Avrupa'da yaşanan gelişmeler üzerine Fransa, askerlerini Hatay'dan çekme kararı aldı. Hemen ardından Hatay Millet Meclisi, tarihi kararını vermek üzere toplandı. 29 Haziran 1939'da oybirliğiyle Hatay'ın, Türkiye'ye katılması kararını aldı...

23 Temmuz 1939'da Pazar günü saat 11.40'ta yapılan Anavatana katılış töreninde, Antakya'daki kışladan Fransız bayrağı indirilerek yerine Türk Bayrağı çekildi. Böylece, Türkiye'nin 67'nci vilayeti kurulmuş oldu.

Hastalığına rağmen, doktorlarının tüm uyarılarına göz ardı ederek ve sağlığını hiçe sayarak var gücüyle Hatay'ı geri almak için çalışan Atatürk'ün gayretleri sonuç verdi ve Hatay toprağı Anavatana katıldı. Ancak 10 Kasım 1938'de vefat eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk bugünü maalesef göremedi. Atatürk'ün ölümü üzerine, 11 Kasım 1938 tarihinde olağanüstü toplanan TBMM tarafından oy birliğiyle cumhurbaşkanlığına İsmet İnönü seçildi. Hatay'ın Anayurda katılımı İsmet İnönü'nün Cumhurbaşkanlığı döneminde gerçekleşmiş oldu...

Hatay'ın Anavatana katılması için yapılan çalışmaların haberleri duyulunca, tüm yurt sevince boğulur... Çorumlu Ahmet Yıldız da, bir tükü yakar ve sözlerden de anlaşılacağı üzere dönemin cumhurbaşkanına hem övgüler dizer ve hem de muvaffak olması için dua eder..

Türkü 03.07.1939 tarihinde Ankara Devlet Konservatuarı adına, Muzaffer Sarısözen önderliğinde yapılan derleme çalışmalarında kayıt altına alınır... (S. Akbıyık)
(Repertükül - Türküpedia)