REPERTUAR DIÅžI

UÅžAK CÄ°RÄ°T HAVASI


Repertuar No
1105 
Yöresi- İli
İlçesi- Köyü
BaÄŸbaşı Köyü  
Söz Yazarı
 
Bestecisi
 
Kaynak KiÅŸi
  MURAT CEHAN
Derleyen
Notaya Alan
Ä°cra Eden
Makamsal Dizi
Konusu - Türü
 
Karar Sesi
La 
BitiÅŸ Sesi
La 
Usül
2/4 
En Pes Ses
 
En Tiz Ses
 
Ses GeniÅŸliÄŸi
 


                    Kaynak kiÅŸiden


                    Kaynak kiÅŸiden




TÜRKÜNÜN SÖZLERİ

Sözü Yoktur.

Cirit, at üzerinde süngü ve mızrağın düşmana daha iyi savrulması amacıyla ortaya çıkmış bir oyundur. Bu durumda cirit ağacının veya aletinin savaş gücünü geliştirmek için bir eğitim malzemesi olarak ortaya çıktığı, bu eğitim malzemesiyle at üzerinde alıştırmalar yapılmak suretiyle kurallı bir oyun şeklini almıştır.

Cirit, bir diğer deyimle Çavgan, Türklerin yüzyıllardan beri oynadıkları bir ata sporudur.

Alparslan'la beraber Anadolu'ya girmiş olan cirit daha sonra Avrupa'ya ve Arabistan ülkelerine sıçramıştır. 17. yüzyılda Fransa'da, Almanya'da ve diğer ülkelerde de Cirit Oyunu yayılmıştır.16. yüzyılda Osmanlı Türkleri tarafından bir Savaş Oyunu olarak kabul edildi. 19. yüzyılda bütün Osmanlı ülkesi ve saraylarının en büyük gösteri sporu ve oyunu oldu. Cirit, aynı zaman tehlikeli bir oyun olduğundan 1826 yılında II. Mahmut tarafından yasak edildi. Fakat daha sonra yine Osmanlı Ülkesinin başta gelen meydan ve savaş oyunu olarak her tarafa yayıldı.

Anadolu'nun hemen her köşesinde düğünlerde ve bayramlarda köy delikanlıları ve kasaba halkı Cirit Oyunu'nu oynamaktadır. Büyük şehirlerimize karşı köy ve kasabalarımızda yaşamaktadır. Sinop köylerinden Gaziantep'e, Bursa'dan Antalya'ya kadar Doğu, Batı, Güney ve Kuzey Anadolu'da köylerimizin güreşle beraber başlıca yiğitlik ve savaş oyununu teşkil etmektedir. Halkın ilgisini çekmek için cirit meydanında davullar ve zurnalar çalınır. Ayrıca Yurtdışı İran, Afganistan ve Türkistan Türkleri ile Türklerle meskûn diğer Asya yörelerinde de hala canlılığını ve geleneğini sürdürmektedir.

Cirit oyununda 2 takım bulunur. Bu takımlar 70 ila 120 metre genişliğindeki bir alanda karşılıklı olarak alanın en gerisinde 5'er, 6'şar veya 7'şer kişi olarak dizilirler. Ciritçiler bölgesel giyimleriyle atlarına biner. Sağ ellerine atacakları ilk ciriti, diğer ellerine de yedek ve kamçı alırlar. İki tarafın birinden bir atlı öne fırlar, karşı dizinin önüne 30-40 metre kadar yaklaşır. Alay durağındaki rakip takım oyuncularından birine Sağ elindeki ciriti savurur, sonra geri döner, atını kendi dizisine doğru mahmuzlar. Karşı tarafın oyuncusu hızla onu takip eder, elindeki ciriti geri dönüp kaçan karşı taraf elemanına fırlatır. Bu kez ilk oyuncunun çıktığı sıradan diğer bir ciritçi onu karşılar. İkinci diziden çıkan, sırasındaki yerini almak için süratle yerine dönmeye çalışır. Bu defa rakibi onu kovalar ve ciritini atar. (https://www.usak.bel.tr/sayfa/cirit/)

Uşak'ta da cirit geleneği halen sürdürülmektedir. Türkiye'de en fazla cirit kulübü Uşakta bulunmakla beraber yine Türkiye de ilk kadın cirit kulübü de Uşak ilinde kurulmuştur.

Cirit oyununda her ilde olduğu gibi oyun esnasında gerek ciritçilerde gerekse de atlarda coşku oluşturmak için davul zurna çalma geleneği vardır. Söz konusu eser de Uşak ilinde cirit esnasında çalınan yöreye özgü bir ezgidir. (Y. Turgut)

----------------------

NOT : Kaynak Kişiye ait Görüntülü Kayıt vardır...